Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı

[Makale-Baslik]

Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı


Ticaret hukuku. hukukun. ticaretle ilişkili tüm mevzuatı kapsayan bir alt dalıdır. Bireyler arasındaki ticari ilişkileri düzenler. Hükümler. temel olarak Ticaret Kanunu'nda toplanmıştır. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ticaret hukuku kanunlarındandır.

Ticaret Hukuku, Ticaret Hukuku Avukatı, Şirket Avukatı, Ticaret Hukuku-Ticaret Hukuku Avukatı-Şirket Avukatı, Ticaret Hukuku-Ticaret Hukuku Avukatı-Şirket Avukatı, Ticaret Hukuku-Ticaret Hukuku Avukatı-Şirket Avukatı, Ticaret Hukuku-Ticaret Hukuku Avukatı-Şirket Avukatı, Ticaret Hukuku-Ticaret Hukuku Avukatı-Şirket Avukatı, Ticaret Hukuku-Ticaret Hukuku Avukatı-Şirket Avukatı

Ticari Dava Avukatı Olarak Sunduğumuz Hizmetler

  1. Ulusal ve uluslararası ticari sözleşmelerin hazırlanması, yürütülmesi ve sona erdirilmesi,
  2. Şirket kuruluşu hakkında gerekli belgelerin toplanması ve resmi kurumlara başvuruların yapılması,
  3. Ticari işletmenin devri,
  4. E-ticaret konusunda hukuki danışmanlık hizmeti verilmesi,
  5. Ticari görüşmelerin ve anlaşmaların yapılması,
  6. Arabuluculuk başvurusunun yapılması ve sürecin takibi,
  7. Yatırım teşvikleri hakkında danışmanlık verilmesi,
  8. Ticari işletmenin rehni,
  9. Malvarlığının veya işletmenin devralınması,
  10. Yabancı sermaye transferi,
  11. İşletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi,
  12. Rekabet yasağına aykırı davranılmasından kaynaklanan zararlar,
  13. Yayım sözleşmesi hazırlanması ve sözleşmeye aykırılıktan doğan her türlü haklar,
  14. Fikri Mülkiyet Hukukuna ilişkin mevzuattan doğan davalarda,
  15. Borsa, sergi, panayır ve pazarlar, ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin hükümlerden doğan davalar,
  16. Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden kaynaklanan davalar,
  17. Finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri bakımından çıkabilecek her türlü uyuşmazlıkta sürecin takip ve yönetiminin yapılması başta olmak üzere ticari yargıda görülen tüm davalar hakkında, Ticaret Hukuku alanında uzman ve deneyimli avukatlarıyla yerli ve yabancı müvekkillerine hizmet vermektedir.

Türk Ticaret Kanununun odak noktası nedir?

Türk Ticaret Kanunu odak noktası olarak ticari işletme kavramını esas almıştır.

İşletme Nedir?

İşletme kavramı günlük hayatta sıkça karşımıza çıkar ve şirket kavramı ile karıştırılır.

Şu ayrıma dikkat etmek gerekir. Küçük bir büfeyi işleten kişi ile büyük bir süpermarketi işleten kişi aynı kefeye konulamaz.

Türk sisteminde ticari işletmenin kişiliğinden söz etmek mümkün değildir. İşletme, ticari faaliyetin yürütüldüğü yerdir.(Bakkal, giyim mağazası, benzin istasyonu gibi)

Burayı işleten kişinin gerçek ya da tüzel kişiliğinden söz edilebilir.

Ticari işletme, gerçek veya tüzel kişi tacirin malvarlığının bir parçasıdır ve işletme faaliyeti bu işletme aracılığıyla yürütülmektedir. İşletmenin kişiliği olmadığı için onun dava ehliyetinden, hak-borç sahibi olmasından da söz edilemez.

Gerçek kişinin ticari işletme işletmesi durumu;

Gerçek kişi tarafından ticari işletme çapında bir işletme işletiliyorsa o gerçek kişi tacir olur.

Bunun için işletmede;

  1. Gelir Sağlama Hedefi
  2. Devamlılık
  3. Bağımsızlık
  4. Faaliyetlerinin esnaf faaliyeti sınıfırını aşması

Gerekmektedir.Yukarıda sayılan dört koşul bir araya geldiği zaman o iktisadi işletme hukuken ticari işletme ve onu işleten gerçek kişi ise tacir olur.

Esnaf işletmesi nedir?

İşletmenin çapı daha mütevazi(küçük bir bakkal, büfe gibi) boyutta olan gerçek kişiler esnaf sayılır.

Ticaret şirketleri kendi içerisinde kaça ayrılmaktadır?

  1. Anonim Ortaklık
  2. Limited Ortaklık
  3. Kolektif Ortaklık
  4. Komandit Ortaklık
  5. Kooperatifler

Ticaret şirketleri ne zaman tacir sıfatını kazanır?

Ticaret şirketleri kuruldukları an tacir sıfatını kanunen kazanır. Bu yüzden, bunların işletmelerinin çapını tartışmak ilke olarak anlamlı değildir.

Ayrıca bir ticaret şirketine ortak, yönetici, yönetim kurulu üyesi olmak sırf bu yüzden anılan kişilere tacir sıfatını vermez. Tacir sıfatı şirkete aittir.

Kolektif ve komandit şirket, ticari işletme işletmek amacıyla kurulabilir.

Kolektif ve komandit şirket ortaklarının şirket borçlarından dolayı iflasının istenebilmesi, tacir oldukları için değil, özel yasa hükümlerinin sonucudur.

Devletin kendisi tacir olabilir mi?

Devletin kendisi hiçbir zaman tacir olamaz.Devlet, KİT’ler vasıtasıyla ticari işletme işletir.Mesela Ziraat Bankası AŞ

Dernekler ve vakıflar ticari işletme işletebilir mi?

Dernekler ve vakıflar normalde ticari işletme işletemezler. Ancak amaçlarına varmak için ticari işletme çapında bir işletme işletirlerse ilke olarak bunlar tüzel kişi tacir sayılır.

Adi ortaklığın tüzel kişiliği var mıdır?

Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Ticari işletme işletirse her bir gerçek kişi ortağı tacir sayılır.Türk Hukukunda ortağı tacir olabilen tek şirket adi şirkettir.

Ticari işletme devir sözleşmesinde neler yer alır?

Devir sözleşmesi; duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile ilgili diğer mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerir.

Ticari işletmede merkez nedir?

Merkez, işletmenin idari, ticari ve teknik faaliyetlerinin toplandığı ve yürütüldüğü yerdir.

Her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde ticari işletmesini ve seçtiğini ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmeye mecbur olduğu belirtilmiştir.

Her bir şirket türü için şirket sözleşmesinde merkezin gösterilmesi zorunludur.

Ticari işletmede şube nedir?

Bir ticari işletmeye bağlı olup, ister merkezinin bulunduğu sicil çevresi içerisinde, isterse başka bir sicil çevresi içinde olsun, bağımsız sermayesi veya muhasebesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kendi başına sınai ve ticari faaliyetin yürütüldüğü yerler ve satış mağazaları şubedir.

İç ilişki bakımından merkeze bağımlıdır ancak dış ilişkide bağımsızdır.

Şubelerin ticaret unvanı nasıl olur?

Her şube kendi merkezinin ticaret unvanını şube olduğunu belirtir şekilde kullanmak zorundadır. Merkezi yurt dışındaki işletmelerin Türkiye’deki şubelerinin başına tam yetkili bir ticari temsilci atanmalıdır. Bunlar da yerli işletmeler gibi, bulundukları yer ticaret siciline tescil ve ilan edilir.Şubenin merkezden ayrı bir ticaret unvanı bulunamaz.

Şube merkezle aynı yerde mi olmalıdır?

Şubenin mantıken ayrı bir yerde bulunması gerekir. Ancak bu katı bir kural değildir. Aynı binada da olabilir. Şubenin, merkezin olduğu yerde açılması, aynı yerde bir kez daha şube açılamayacağı anlamına gelmez.

Kimler ticari defter tutmakla yükümlüdür?
  1. Tacirler, tacir sayılanlar, tacir gibi sorumlu olanlar ticari defterleri tutmakla yükümlüdür. Türk Ticaret Kanunu’nda bu kavramların tanımı yapılmıştır.
  2. Ticaret şirketlerinin tamamı(anonim, limited, kollektif, komandit şirket) tacir sıfatına sahip olduğundan bunların ticari defter tutma yükümlülüğü bulunmaktadır.
  3. Esnafların ise Türk Ticaret Kanunu’na göre ticari defter tutma yükümlülüğü bulunmaz. Ancak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tutmak zorunda oldukları defterler bundan farklıdır.
  4. Âdi şirketin bir tüzel kişiliği olmadığından ticari defter tutma yükümlülüğü de yoktur. Fakat âdi şirketin bir ticari işletmesi bulunması halinde âdi şirket ortaklarının her biri tacir sıfatına sahip olacağı için ortakların her biri defter tutmakla yükümlüdür.Belirtilmelidir ki, defter tutma yükümlülüğü tacir sıfatına bağlı olduğu kadar tacirin ticari işletmesine de bağlı bir yükümlülüktür. Tacirin birden fazla işletmesi varsa bunların her biri için ayrı ayrı defter tutmakla yükümlülüğü bulunur.
Ticari defterler kim tarafından tutulur?

Tacirler ticari defter tutma işinde genellikle muhasebeci/mali müşavirlerden yardım almaktadır. Anonim şirketlerde ticari defteri yönetim kurulu, kolektif şirketlerde ise yönetici ortaklar tutmaktadır.

Tacirlerin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterler nelerdir?
  1. Defter-i Kebir
  2. Yevmiye Defteri
  3. Envanter Defteri

Eğer bir şirket söz konusuysa pay defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri, yönetim kurulu karar defteri tacirlerin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerdir.

Tacirin ticari defterleri ne kadar süre saklaması gerekir?

Tacirler, ticari defterleri son kayıt tarihinden itibaren 10 yıl süreyle saklamakla yükümlüdür.(Türk Ticaret Kanunu madde 82)

Tacirin ticari defterlerle ilgili yasal yükümlülükleri nelerdir?

Türk Ticaret Kanunu’na göre tacirler, ticari defterleri tutmak ve bu defterlere, ticari işlemleriyle borç ve alacak durumunu, ticari işletmesinin ekonomik ve malî durumunu açıkça kaydetmek zorundadır. Tacirlerin sadece ticari defterleri tutma yükümlülüğü değil ayrıca bu defterleri saklamaları da Kanuni yükümlülükleridir. Bu kurallar, hem ticari hayatta güvenliği ve şeffaflığı sağlamakta hem de olası uyuşmazlık halinde delil olarak mahkemece dikkate alınmaktadır.( Türk Ticaret Kanunu madde 65 vd)

Şirket avukatı danışmanlık hizmetleri nelerdir?
  1. Haksız Rekabet
  2. Şirket Yönetimi
  3. Uluslararası distribütörlük anlaşmaları
  4. İmtiyaz, bayilik, acentelik sözleşmeleri
  5. Kredi anlaşmaları
  6. Tüketicin korunması
  7. Sermaye artırımları ve azaltılması işlemleri
  8. Hisse senetleri ve tahvilleri ile ilgili işlemler
  9. Yurtdışı alacak takibi
  10. Yurtdışı yatırım danışmanlığı
  11. Gümrük işlemlerinin yapılması
  12. İhracat tahsillerinin denetlenmesi
  13. İthalat işlemlerinin yapılması
  14. Sözleşmelerin istenilen dilde hazırlanması
  15. Transit Ticaret ve Standardizasyon hakkında denetimler ve düzenlemeler
  16. Serbest bölgelerde karşılaşılan ihtilafların çözümü
  17. Uluslararası sözleşmelerin hazırlanması, denetlenmesi ve yorumlanması
  18. Yabancı dil sözleşmelerin hukuk tekniğine uygun tercüme edilmesi
Haksız rekabet nedir?

Haksız rekabetin amacı bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış bir rekabetin sağlanmasıdır.

Kurallara uygun, dürüst, piyasa ortamında dürüstlük kurallarına, centilmenlik anlayışına yakışır bir rekabet ortamının yaratılmasıdır.

Bozulmamış rekabet ise, güven duyulan bir anlamda hilesiz rekabettir.

Haksız rekabet sadece rakipleri ilgilendiren bir konu değildir. Piyasa üretim zincirinde bulunan herkesi ilgilendirir. Üretici, dağıtıcı, satıcı, müşteri, mesleki birlikler vs hepsi dahildir.

Haksız rekabetin varlığı, rekabet ilişkisinin varlığına bağlı değildir.

Bir markayı veya ticaret alanındaki diğer bir işareti ilk kez piyasaya çıkararak kullanan kişinin öncelik hakkı vardır. Bu kişi haksız rekabet hükümlerine göre korunur.

Haksız rekabet ile rekabet hukukunun farkı nedir?

Haksız rekabet ile rekabet hukuku karıştırılmamalıdır.

Haksız rekabet rekabeti mikro ölçekte korurken, rekabet hukuku daha geniş ölçüde koruma sağlar.

Örneği Arçelik’in bir reklamda Vestel’i kötülemesi haksız rekabettir. Ancak kendi aralarında fiyat anlaşması yapmaları rekabet hukuku sorunudur.

Haksız rekabetin şartları nelerdir?

Haksız rekabete maruz kalan kişinin haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri zarar görmeli veya zarar görme tehlikesi ile karşı karşıya kalmalıdır.

Haksız rekabete maruz kalan kişi ile haksız rekabet teşkil eden davranışta bulunan kişi arasında bir rekabet ilişkisinin bulunmasına gerek yoktur.

Örneğin bir gazete, eve hırsız girmesi olayını haber yaparken, hırsızın kale kilit yüzünden girdiğini yazmıştır. Gazete burada haber verme hakkının sınırlarını aşmıştır ve gazete açılan davada herhangi bir rekabet ilişkisi olmamasına rağmen tazminat ödemek zorunda kalmıştır.

Haksız rekabetin meydana gelmesi için kusur şart değildir.

Haksız rekabette bulunan kişinin kendisine özellikle ekonomik bir çıkar sağlama amacında olması şart değildir.

Neler haksız rekabet sayılır?
  1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarda bulunmak
  2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi, iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek
  3. Para, diploma veya ödül almadığı halde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları veya sembolleri kullanmak
  4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak
  5. Kendisini, mallarını, iş ürünleri, faaliyetlerini, fiyatlarını gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek
  6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması halinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur.
  7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak
  8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak
  9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak
  10. Taksitle satım sözleşmelerine veya benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk lirası veya yıllık oranlar üzerinden belirtmemek
  11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak
  12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak
  13. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak
  14. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği halde yararlanmak
  15. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak
  16. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek
  17. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, hak etmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak
  18. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek
  19. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmiş olmasına yöneltmek
Cari hesap nedir?

Birbirleriyle devamlı ticari ilişki içinde olan taraflar devamlılık arz edecek şekilde ve karşılıklı olarak birbirleri ile alacaklı-borçlu olduklarında, bu alacak ve borçları her bir işlem için tek tek takas etme yolunu seçebilir. Ancak aralarında her gün onlarca işlem yapan kişiler bakımından bu pratik bir yol değildir.

Ayrıca örneğin bu hesaplaşma haftalık yapılıyorsa, her hafta taraflar birbirlerine takastan sonra ödeme yapacaktır.

Onlarca-yüzlerce işlemde tarafların hangisinin tek tek alacaklı-borçlu olduğunun saptanması yerine, belli dönemlerde bu takas işleminin toplu olarak gerçekleştirilmesi zaman ve emek tasarrufu demektir.

Yine cari hesapta örneğin iki ya da üç ayda bir hesap kesilecekse, bu hesap devresi sonrasında taraflar birbirlerine herhangi bir ödeme yapmaz. Taraflar bundan karşılıklı olarak vazgeçmiştir.

Aksine, hesap dönemi sonunda takastan sonra arta tutar kimin lehine ise bir sonraki hesap devresine alacak kalemi olarak yazılır ve sözleşme sona erdiğinde dönem dönem yapılan bu hesaplama sonucunda kimin alacağı fazla çıkmışsa, ödeme yapılır ve sözleşme sona erdikten sonra borç muaccel olur.

Cari hesap ilişkisi ile genel takas arasındaki en önemli fark budur.Cari hesapta hesap kesilince kimin kimden ne miktar talep edeceği değil, bir sonraki hesap devresine kimin önde gideceği saptanır.

Sonuç olarak cari hesap; iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşmedir.

Cari hesap sözleşmesi yapabilmek için tacir olmak şart mıdır?

Cari hesap sözleşmesi yapmak için tacir olmak gibi bir koşul yoktur. Tacir olmayanlar arasında da yapılabilir. Ama uygulamada daha çok aralarında devamlı ticari ilişkiler olan tacirler arasında yapıldığını görmekteyiz.

Uygulamada daha çok hangi alacaklar için cari hesap sözleşmesi kurulmaktadır?

Uygulamada daha çok para alacakları için cari hesap ilişkisi kurulmaktadır.

Hangi alacaklar cari hesaba geçirilir?

Cari hesaba kural olarak cari hesap sözleşmesinin kurulmasından sonraki alacaklar geçirilir. Ancak taraflar aksini kararlaştırabilir.

Bir kambiyo senedinin cari hesaba kaydı sağlanabilir mi?

Bir kambiyo senedinin cari hesaba kaydı bedelinin tahsil edilmesi halinde geçerli olmak şartıyla gerçekleşmiş sayılır. Ancak bu hüküm gereğince cari hesaba kaydedilip bedeli tahsil edilemeyen kambiyo senedi, sahibine geri verilerek kaydı silinir.

Şarta bağlı alacaklar cari hesaba geçirilebilir mi?

Şarta bağlı alacaklar da cari hesaba geçirilebilir ancak bunun için hesabın kapatılması sırasında şartın gerçekleşmiş olması gerekir.

Hangi alacaklar cari hesaba geçirilemez?
  1. Takası caiz olmayan alacaklar cari hesaba geçirilemez.
  2. Tevdi edilmiş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar
  3. Haksız olarak alınmış veya aldatma sonucunda alıkonulmuş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar
  4. Nafaka ve işçi ücreti gibi, borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup, özel niteliği gereği doğrudan alacaklıya verilmesi gereken alacaklar
Cari Hesap Nasıl Sonu Erer?

Cari hesap sözleşmesi belirli süreli olarak yapılmışsa bu sürenin dolması ile kendiliğinden; belirsiz süreli ise herhangi bir önele gerek olmaksızın feshi ihbar yoluyla sona erer.

Ölüm, kısıtlanma, iflas, bakiye artığının haczi de sona erme nedenlerinden biridir.

Cari hesap sözleşmesinde zamanaşımı nasıldır?

Cari hesap sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 5 yıldır.

Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı-Kayseri Ticaret Hukuku Avukatı-Ticaret Hukuku-Şirket Avukatı