ERGİN(REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ) SUÇU VE CEZASI
Ergin olmayanla cinsel ilişki, cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunulmasıdır.
15 yaşını bitirmiş olan çocukla cebir, tehdit ve hile ile cinsel ilişkide bulunulmuşsa bu suç değil, çocukların cinsel istismarı suçu oluşur.
Bu suçun hukuksal konusu nedir?
Bu suçun hukuksal konusunu cinsel özgürlükler oluşturur. Yasa koyucu ergin olmayan kimselerin rızasını cinsel ilişki yönünden geçerli saymamıştır.
Suçun Unsurları
Tipikliğin Maddi Unsurları
Fail ve Mağdur
Ergin olmayanla cinsel ilişki suçu, genel bir suçtur. Herkes bu suçun faili olabilir. Yani bu suçun faili erkek olabileceği gibi kadın da olabilir. Ancak bu suçu bir kadının başka bir kadına karşı işlemesi mümkün değildir.
Suçun mağduru 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış bir kimse, yani ergin bir kimse olabilir. Mağdur kadın olabileceği gibi erkek de olabilir.
Ancak yalnızca algılama yeteneği gelişmiş bir kimse mağdur olabilir. Aksi halde bu suç değil, çocukların cinsel istismarı suçu oluşur.
Fail ve mağdurun her ikisi de 18 yaşının altında ise fail ve mağdur sıfatları birleşir, bu nedenle bu kişilerin cezalandırılması mümkün olmaz.
Evlenme, kişiyi ergin kıldığı için ergin olmadan resmen evlenen kişiler bu suçun faili ya da mağduru olamaz.
Suçun Maddi Konusu
Suçun maddi konusu, ergin olmayan kişinin bedenidir. Bu suç, onun bedeni üzerinde işlenebilir.
Eylem
Ergin olmayanla cinsel ilişki suçunun hareket ögesini, cinsel ilişkiye girmek oluşturmaktadır.
Suçun Nitelikli Şekilleri
*Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi
*Suçun belli bir sıfata sahip kişiler tarafından işlenmesi
Tipikliğin Manevi Unsuru
Ergin olmayanla cinsel ilişki suçu, kasten işlenebilen bir suçtur.
Hukuka Aykırılık Unsuru
İlgilinin rızası bu suçta hukuka uygunluk nedeni değildir. Zira rızanın bulunması suçun unsurudur. Mağdur cinsel ilişkiye girerken rızası bulunmazsa bu suç oluşmaz. Yasa koyucu rızaya dayansa bile 15 yaşını bitirmiş bir çocukla gerçekleştirilen cinsel ilişkiyi suç saymıştır.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Suça teşebbüs, iştirak ve içtima konusunda genel kurallar uygulanır. Bu suça teşebbüs ve iştirak mümkündür. İçtima bakımından şu nokta önemlidir: Ergin olmayanla cinsel ilişkiye giren kişi, ayrıca cinsel saldırı veya çocukların cinsel istismarı suçundan dolayı cezalandırılmaz.
Muhakeme
Ergin olmayanla cinsel ilişki suçunun kovuşturulması şikayete bağlıdır. Yargıtay şikayet hakkının yasal temsilciye değil, bizzat ergin olmayan (kendi rızasıyla cinsel ilişkiye giren) kişiye ait olduğu görüşündedir.
Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi durumunda fail hakkında şikayet aranmaksızın resen soruşturma ve kovuşturma yapılır. Yine suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstenen ve koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi durumunda, soruşturma ve kovuşturma için şikayet aranmaz.
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yargıtay Kararları
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Yaş Sınırı
“Reşit olmayanla cinsel ilişki” başlıklı 104. maddesinin 1. fıkrası ise; “Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklindedir.
TCK’nun 103. maddesinde üç grup mağdura yer verilmiş olup birincisi onbeş yaşını tamamlamamış olan çocuklar, ikincisi onbeş yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklar, üçüncüsü ise onbeş yaşını tamamlayıp onsekiz yaşını tamamlamamış çocuklardır. Birinci ve ikinci grupta yer alan çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın dahi gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış istismar suçunu oluşturmakta, eylemin bu kişilere karşı cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi ise anılan maddenin dördüncü fıkrası uyarınca cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirmektedir. Üçüncü grupta yer alan çocuklar yönüyle eylemin suç oluşturması için gerçekleştirilen cinsel davranışların cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Nitekim cebir, tehdit ve hile olmaksızın onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, anılan kanunun 103. maddesinde düzenlenmiş olan çocukların cinsel istismarı suçundan değil, şikayet üzerine 104. maddede düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılacaktır (Ceza Genel Kurulu-2020/203 E. , 2022/194 K.).
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Şikayet Etmeme
Sanığın suç tarihlerinde onbeş yaşını tamamlayan mağdure ile cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden bulunmaksızın, rızası doğrultusunda cinsel ilişkiye girdiği, sanığın bu eyleminin TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, ancak bu suçun takibinin şikayete bağlı olup mağdurenin şikayetçi olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki kabulü ile bu suçtan görülen kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ırza geçme suçundan beraatine hükmedilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 14.Ceza Dairesi - Karar: 2016/1407).
Sanığın oluşa uygun şekilde kabul olunan eyleminin TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen takibi şikâyete bağlı reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve suç tarihinde onbeş yaşından büyük olan mağdurenin soruşturma evresinde sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği anlaşıldığından, vaki şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerekir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2015/10479).
Mağdurenin Dava Sırasında Reşit Olması Halinde Şikayet Hakkı
Her ne kadar mağdurenin babası H.Y’nın 18.10.2011 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını belirttiğinden bahisle sanık hakkında düşme kararı verilmiş ise de; olay tarihinde onyedi yaşı içerisinde olup kolluk beyanında sanıktan şikayetçi olduğunu belirten ve yargılama sırasında 30.06.2011 tarihinde de evlenmek suretiyle ergin olan mağdurenin, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda şikayet hakkına sahip olduğu gözetilmeden ve kovuşturma sırasında yeniden beyanı alınarak şikayetçi olup olmadığı hususu sorulmadan, babasının şikayetçi olmadığından bahisle düşme kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2015/6190).
Velinin Şikayetten Vazgeçmesi Ceza Davasını Düşürmez
Sanığın üzerine atılı bulunan suçun şikâyete tabî suçlardan olmasına, mağdurenin suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olup şikâyet hakkına sahip olmasına rağmen, beyanına başvurulup şikâyeti sorulmadan, mağdurenin velisinin şikâyetçi olunması ile yetinilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2014/11126).
Oral Seks Yaptırmak Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Değildir
Sanığın, olay günü mağdura oral seks yaptırması eyleminin cinsel ilişki niteliği taşımaması nedeniyle olayda TCK’nın 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek sanığın değişen vasfa göre bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi-Karar: 2019/13133).
Cinsel Organa Parmak Sokma
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun düzenlendiği TCK.nın 104. maddesinin metninde suç olarak tarif edilen cinsel ilişkinin, erkek cinsel organının bir kadına vajinal veya anal yoldan ya da bir erkeğe anal yoldan ithal edilmesi olarak tanımlanması karşısında, mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, kayden 10.06.1991 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olan mağdureyle rızası ile öpüşüp seviştiği sırada mağdurenin cinsel organına parmağını soktuğu anlaşılan hemcinsi sanığın, cinsel ilişki boyutuna varmayan cinsel davranışları nedeniyle hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceğinden reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan beraati yerine, yazılı şekilde düşme kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2014/5373).
Mağdurenin Zeka Geriliği ve Şikayetten Vazgeçmenin Etkisi
Mağdure B.’e yönelik reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 30.05.2012 tarihli raporuna göre, dava konusu olaydan kaynaklanmayan hafif derecede zeka geriliği saptanan mağdurenin, bu zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayacağı belirtilmiş olmasına ve dosya kapsamına göre de sanığın mağdurenin bu durumunu bildiğine dair delil bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 30.05.2012 tarihli raporda; olaydan kaynaklanmayan hafif derece zeka geriliği bulunan mağdurenin bu rahatsızlığının kendisine karşı işlenen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyet ve derecede bulunduğu bildirilmiş olması nedeniyle, mağdurenin şikayetten vazgeçme beyanının hukuken geçerli olmadığı nazara alınıp, mağdurenin kanuni temsilcisinin duruşmada müşteki sıfatıyla dinlenip sonucuna göre sanığın huhuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2015/11817).