İDARE MAHKEMESİ CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

İDARE MAHKEMESİ CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

İDARE MAHKEMESİ CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ


 

İDARE MAHKEMESİ CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

 

ANKARA 25. İDARE MAHKEMESİNE



DOSYA NO: 2023/***

 

DAVACI:

 

VEKİLİ: Av. Gizem Gül UZUN

 

DAVALI: Milli Savunma Bakanlığı

 

KONU:Cevaba cevaplarımızdan ibarettir.


İDARE MAHKEMESİ CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

AÇIKLAMALAR:

Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; güvenlik soruşturmasının kişilerin güvenilirliğini tespit etmeye yönelik olduğunu, personel seçimlerinin hassas bir şekilde yapılması gerektiğini, müvekkilin gerekli şartları sağlamadığını iddia ve beyan etmiştir. Ancak bu iddia ve beyanlar, somut olayımızla uzaktan yakından benzerlik göstermemekle birlikte tamamen genel anlamlar taşımakta ve somut olaya uygulanamayacak niteliktedir. Şöyle ki;

 

1- MÜVEKKİLİN GÜVENLİK SORUŞTURMASININ OLUMSUZ SONUÇLANMASI HUKUKA AYKIRIDIR.

 

Davalı taraf cevap dilekçesinde, müvekkilin mevzuatta yer alan şartları taşımaması sebebiyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığını iddia etmiştir. Ancak müvekkil gerekli bütün şartları taşımaktadır.

 

Dava dilekçemizde de bahsettiğimiz üzere müvekkilin güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması adına herhangi bir neden bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde sözünü ettiğimiz üzere müvekkilin o dönem bir soruşturması bulunmakla birlikte bu soruşturma sonucu KYOK kararı verilmiştir.

 

Danıştay, kovuşturma aşamasında HAGB kararı alan kişilerin, hatta ve hatta mahkumiyet kararı almış kişilerin dahi, işbu sebeplerle olumsuz sonuçlanan güvenlik soruşturmalarını iptal etmektedir. Ancak müvekkilin güvenlik soruşturması, yanlış anlaşılma sebebiyle yapılan bir şikayetten dolayı soruşturma aşamasında kalan ve daha sonrasında KYOK kararı verilen bir dosyadan dolayı olumsuz sonuçlanmıştır. Danıştay kararları dahi yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu kanıtlar niteliktedir.

 

“Bu durumda, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasının gerekçesini oluşturan mahkeme kararında, davacının yargılanmasına neden olan fiili haksız tahrik altında işlediğinin belirtildiği, beş yıl süreyle denetimli serbestliğe tabi tutulduğu, Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması kararı verildiği, Uyap üzerinden yapılan incelemede denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği, bunun üzerine Kavak Asliye Ceza Mahkemesi’nce davanın düşmesine karar verildiği, söz konusu kararın 23.11.2018 tarihinde kesinleştiği, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olacak başkaca bir hususun bulunmadığı dikkate alındığında, söz konusu durumun güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.”

 

“Davacının köy merası sebebiyle aralarında husumet bulunan kişilere karşı, silahla yaralama, silahla tehdit suçunu işlediği tarihte 18 yaşından küçük olduğu, “suça sürüklenen çocuk” sıfatıyla yargılandığı anlaşılmakta olup olayın özelliği, fiilin niteliği göz önüne alındığında, bu durumunun hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açabilecek nitelikte olmadığı” (Danıştay 12.Dairesi, 09.12.2015, E.2015/1772, K.2015/6749)

 

Somut olayımızda müvekkil edilen şikayet sonucu yargılanmamış, herhangi bir karar isnat edilmemiştir. Müvekkil araç amfisi sattığı başka bir kişi ile bir yanlış anlaşılma sonucu soruşturma geçirmiş ve kendisi hakkında KYOK kararı verilmiştir. Müvekkilin güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için herhangi bir sebep bulunmamaktadır.

 

2- MÜVEKKİL SÖZLEŞMELİ ER OLMAK İÇİN BÜTÜN NİTELİKLERİ TAŞIMAKTADIR.

 

6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu md.3/3:

 

"Sözleşmeli erlik için aşağıdaki nitelikler aranır:

 

a) Türk vatandaşı olmak.

b) Bu Kanunda belirtilen öğrenim ile ilgili şartları taşımak.

c) Sağlık ile ilgili Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde belirtilen şartları taşımak.

ç) Kamusal hakları kullanmaktan yoksun bırakılmamış olmak.

d) Cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, genel ya da özel af kanunları kapsamına girmiş veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi;

1) Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, halkı askerlikten soğutmak, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama ile zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, yalan tanıklık, yalan yere yemin, suç uydurma, cinsel saldırı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, fuhuş, gayri tabii mukarenet, hileli iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar ile kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından,

2) Firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat ve isyan suçlarından,

3) 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde belirtilen suçlardan,

birisinden mahkûm olmamak.

e) Taksirli suçlar hariç olmak üzere bir suçtan bir ay veya daha fazla hapis cezası ile mahkûm olmamak.

f) (Değişik: 15/8/2017-KHK-694/164 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/159 md.) Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak; güvenlik soruşturmasının sonucunun henüz gelmediği hallerde arşiv araştırması olumlu sonuçlanmış olmak.

g) Yapılacak fiziki kabiliyet testi ve mülakatlarda başarılı olmak.''

 

Sözleşmeli er olmak için gerekli şartlar kanunda açıkça belirlenmiştir. Müvekkil kanunda yazılı olan bütün şartları taşımaktadır. Müvekkil mülakat aşamalarını başarıyla geçmiş, sağlık raporlarını eksiksiz şekilde teslim etmiştir. Müvekkil sadece güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından ötürü ''sözleşmeli er'' pozisyonuna uygun görülmemiştir.

 

3- Ayrıca davalı taraf, güvenlik soruşturmasının amacının adayların her yönden güvenirliğini tespit etmek amacıyla yapıldığını, adaylar hakkında her türlü bilginin bilinmesinin toplum ve devletin güvenirliği açısından yaşamsal öneme sahip olduğunu, müvekkilin mevzuatta yer alan şartları sağlamadığı gerekçesiyle olumsuz sonuçlandığını iddia ve beyan etmiştir.

 

Masumiyet karinesi; suç kesinleşmediği sürece kimsenin hükümlü sıfatıyla değerlendirilemeyeceğini ifade eden, temel hukuk doktrinidir. Evrensel hukuk kurallarına göre, bir kişinin masum olduğunun kanıtlanmasına gerek yoktur; kişinin suçluluğunun kanıtlanamamış olması yeterlidir.

 

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/2. maddesine göre, “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır”. Anayasa’nın 38/4. maddesi de “ Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz”, diyerek aynı ilkeyi benimsemiştir.

 

Müvekkil TSK bünyesinde personel olmak için bütün şartları taşımaktadır. Normlar hiyerarşisinde kanunlardan üstün olan Anayasa ve Uluslararası Sözleşmeler'de dahi masumiyet karinesi açık bir şekilde düzenlenmiştir. Müvekkilin güvenilirliği, hukuka aykırı şekilde, yanlış anlaşılmadan dolayı açılan bir soruşturmadan dolayı sorgulanmakta ve müvekkilin hayallerini kurduğu mesleği elinden alınmaktadır. Kanımızca, yapılan güvenlik soruşturması geniş kapsamlı yapılmalı, soruşturma aşamasındaki deliller ve beyanlar incelenmeli veya en kötü halde bekletici mesele yapılmalıdır.

 

MÜVEKKİL, ASLA HİÇBİR SUÇTAN HÜKÜM GİYMEMİŞ, YANLIŞ ANLAŞILMA DOLAYISIYLA BİR SORUŞTURMA GEÇİRMİŞ VE BU SORUŞTURMA KYOK KARARI İLE SONUÇLANDIRILMIŞTIR.

 

4- Ayrıca müvekkil bunların ötesinde, hayatı boyunca, askerlik mesleğini icra etmek istemiştir. Müvekkil hayata geliş amacını bu ülkeye katkı sağlamak olarak görmekte ve bu sebeple asker olarak bu vatanı korumak istemektedir. Uzun zamanlar boyunca bu günü bekleyen ve her türlü hareketine ve maddi manevi bütün olgularına dikkat eden müvekkilin güvenlik soruşturmasının olumsuz geçmesi ve bu sebeple TSK bünyesine katılamaması müvekkilde ağır bir acı ve elem duygusu yaşatmıştır.

 

Müvekkil, Türkiye Cumhuriyetine saygılı, içten duygularıyla bağlı, icabında hayatını bu ülke için hiçe sayabilecek, disiplinli bir kişilik yapısına sahiptir. Müvekkil, hayalini kurduğu bu mesleğe adım atmak üzereyken bir yanlış anlaşılma sonucu şikayet edilerek açılan bir soruşturma yüzünden olumsuz yanıt almıştır. Masumiyet karinesi ve yukarıda açıklanan diğer sebepler dolayısıyla müvekkilin güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması hukuka ve ahlaka aykırıdır.

 

İzah etmeye çalıştığımız nedenlerle işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

 

HUKUKİ NEDENLER : İdari Yargılama Usulü Kanunu, Askeri Personel Sözleşmeler Er ve Erbaş Kanunu, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu

 

HUKUKİ DELİLLER :

 

1- 10.03.2023 tarihinde davacıya tebliğ edilen Milli Savunma Bakanlığı kararı

br

2- Giresun Bulancak Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/39** E. sayılı 2023/*** karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığı kararı

 

SONUÇ ve TALEP : Yukarıda arz ve izah olunan ve Sayın Mahkemenizce resen dikkate alınacak gerekçelerle,

 

1- T.C. Milli Savunma Bakanlığı tarafından 10.03.2023 tarihinde davacıya tebliğ edilen 2022 Yılı E-22-O-1 (2022/3) Dönemi Ortak (K.K.K.LIĞI, DZ.K.K.LIĞI VE HV.K.K.LIĞI) Sözleşmeli Er Temini Aday Bilgilendirme Duyurusuna ilişkin kararının öncelikle ve ivedilikle yürütülmesinin durdurulmasına,

 

2- Sonrasında iptaline,

 

3-Müvekkilin eğitime çağrılmasına ve mesleğe kabulüne,

 

4- Her türlü yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.28/04/2023

Davacı Vekili

Av. Gizem Gül Uzun

AVUKAT GİZEM GÜL UZUN