BOŞANMA DAVASI CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ 2026

BOŞANMA DAVASI CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ 2026

BOŞANMA DAVASI CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ 2026


                                             

BOŞANMA DAVASI CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ 2026

BOŞANMA DAVASI CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ 2026

                                                                           KAYSERİ 4.AİLE MAHKEMESİNE

 

 

DOSYA NO : 2026/*** E.

 

DAVACI :*****************************

 

VEKİLİ : Av. Gizem Gül Uzun

 

DAVALI : *************************

 

KONU : Davalı tarafın cevap dilekçesine karşı cevaplarımız ve davanın kabulü talebimizden ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR :

 

DAVALI TARAFIN CEVAP DİLEKÇESİNDE İLERİ SÜRDÜĞÜ BEYANLAR GERÇEĞİ YANSITMAMAKTA OLUP TAMAMEN DAVAYI UZATMAYA VE MÜVEKKİLİN HAKLI TALEPLERİNİ BERTARAF ETMEYE YÖNELİKTİR.

 

Davalı taraf cevap dilekçesinde, dava dilekçemizde ayrıntılı şekilde açıklanan vakıaları inkâr etmekten öteye geçememiş; soyut ifadelerle müvekkili kusurlu göstermeye çalışmıştır. Oysa dava dilekçemizde açıklanan olaylar, tanık anlatımları ve dosyaya sunulacak diğer deliller ile ispat edilecektir.

 

Tarafların uzun yıllardır fiilen aile hayatı kuramadığı, davalının yılın önemli bir bölümünü Antalya'da geçirdiği, tarafların uzun süredir aynı yatağı paylaşmadıkları, ortak yaşamı sürdüremedikleri ve evlilik birliğinin fiilen sona erdiği hususları tartışmasız niteliktedir.

 

DAVALI TARAFIN SEZONLUK ÇALIŞMA DÜZENİ EVLİLİK BİRLİĞİNİN FİİLEN ORTADAN KALKMASINA NEDEN OLMUŞTUR.

 

Davalı cevap dilekçesinde sezonluk çalışmanın ortak kararla gerçekleştiğini ileri sürmüş ise de, müvekkilin katlandığı bu durum zaman içerisinde evlilik birliğini sürdürülemez hale getirmiştir.

 

Davalının yılın yaklaşık yarısını Antalya'da geçirmesi, taraflar arasında aile yaşamının kurulmasını fiilen engellemiştir. Evlilik yalnızca resmi nikâh bağından ibaret olmayıp, ortak hayatın birlikte yaşanmasını, karşılıklı ilgi, sevgi ve dayanışmayı gerektirir.

 

Davalı ise uzun yıllardır ortak yaşam yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemiş, müşterek konutu benimsememiş ve evlilik birliğinin gerektirdiği sorumluluklardan uzak kalmıştır.

 

DAVALI TARAFIN MÜVEKKİLİN AİLE BİREYLERİNE YÖNELİK OLUMSUZ TUTUMLARI EVLİLİK BİRLİĞİNİ DERİNDEN SARSMIŞTIR.

 

Dava dilekçemizde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı, müvekkilin ilk evliliğinden olan çocuklarına karşı küçümseyici ve kırıcı davranışlarda bulunmuş, hatta kahvenin kaybolduğu gerekçesiyle hırsızlık isnadında bulunmuştur.

 

Yine müvekkilin annesine karşı saygısız davranışları taraflar arasında sürekli huzursuzluk yaratmıştır.

 

Bu hususlar tanık beyanlarıyla ispat edilecek olup, davalı tarafın cevap dilekçesinde bunlara ilişkin inandırıcı herhangi bir açıklaması bulunmamaktadır.

 

Davalı taraf cevap dilekçesinde bu hususlara ilişkin hiçbir açıklama yapmamıştır.

 

Dava dilekçemizde ayrıntılı şekilde açıkladığımız üzere;

 

*müvekkilin annesine karşı saygısız davranışlarda bulunmuş,

*müvekkilin ilk evliliğinden olan çocuklarına hırsızlık isnadında bulunmuş,

*misafirleri görmezden gelmiş,

*aile düzenini benimsememiş,

*müşterek konutu sahiplenmemiştir.

 

Bu vakıaların tamamı tanık beyanlarıyla ispat edilecektir.

 

DAVALI TARAFIN EKONOMİK KATKI YAPTIĞI YÖNÜNDEKİ İDDİALARI SOYUT VE İSPATLANAMAMIŞTIR.

 

Davalı taraf, müvekkile elden para verdiğini, evin giderlerini karşıladığını ve konutun yenilenmesine katkı sunduğunu ileri sürmektedir.

 

Ancak bu iddiaların tamamı soyut nitelikte olup herhangi bir yazılı belge ile desteklenmemiştir.

 

"Elden ödeme yapıldığı" şeklindeki soyut beyanlar tek başına ispata elverişli değildir.

 

Kaldı ki davalı tarafın kendi gelirini büyük ölçüde şahsi ihtiyaçlarına harcadığı, evlilik birliğinin ekonomik yükünün ise müvekkil tarafından karşılandığı tanık anlatımları ve diğer delillerle ortaya konulacaktır.

 

Davalı taraf, müvekkile elden para verdiğini ve evin giderlerini karşıladığını ileri sürmektedir.

 

Ancak bu iddialar tamamen ispatsızdır.

 

Kimlere, hangi tarihte, ne kadar ödeme yapıldığı açıklanmamıştır.

 

Elden ödeme yapıldığı yönündeki soyut beyanlar tek başına ispat aracı olarak kabul edilemez.

 

Müvekkil ise emekli maaşı ile yaşamını sürdürmüş ve müşterek konutun giderlerini uzun yıllar boyunca tek başına karşılamak zorunda kalmıştır.

 

DAVALI TARAFIN SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN İHLAL EDİLDİĞİNE İLİŞKİN İDDİALARI TAMAMEN MESNETSİZDİR.

 

Davalı vekili, müvekkilin başka kadınlarla görüştüğünü, müşterek konuta üçüncü kişiler getirdiğini ileri sürmektedir.

 

Söz konusu iddialar tamamen soyut olup, müvekkilin kişilik haklarını zedelemeye yönelik savunmadan ibarettir.

 

Davalı tarafça ileri sürülen bu isnatların hangi tarihte, hangi kişiyle ve hangi somut olay kapsamında gerçekleştiği açıkça ortaya konulmamıştır.

 

Dosyaya sunulduğu belirtilen mesaj kayıtlarının gerçekliği, bütünlüğü, hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği ve içeriklerinin bağlamı yargılama sırasında değerlendirilecektir.

 

Müvekkil, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmemiş olup, davalı tarafın bu yöndeki iddialarını kesin olarak kabul etmemektedir.

 

Mahkemenizce yapılacak değerlendirmede hukuka aykırı şekilde elde edilmiş veya bütünlüğü bozulmuş dijital verilerin delil olarak dikkate alınamayacağı izahtan varestedir.

 

Müvekkilin başka kadınlarla yaşadığı, müşterek konuta üçüncü kişiler getirdiği ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği yönündeki iddiaların tamamı gerçek dışıdır.

 

Davalı taraf bu iddiaları ispat edemediği takdirde, bu beyanların yalnızca davayı sürüncemede bırakmaya ve müvekkili karalamaya yönelik olduğu açıkça ortaya çıkacaktır.

 

Bu nedenle davalı tarafın tüm soyut iddialarının reddi gerekmektedir.

 

Davalı taraf cevap dilekçesinde müvekkilin başka kadınlarla görüştüğünü ileri sürmektedir.

 

Ancak bu iddialar tamamen varsayıma dayalıdır.

 

Dosyaya sunulan herhangi bir mahkeme kararı, resmi belge veya sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğini ortaya koyan kesin nitelikte delil bulunmamaktadır.

 

Davalı taraf yalnızca "WhatsApp kayıtları", "HTS kayıtları", "fotoğraflar", "videolar" gibi genel ifadeler kullanmış; hangi tarihte, hangi kişiyle, hangi içerikte görüşme yapıldığına ilişkin hiçbir somut açıklama yapmamıştır.

 

İspat yükü iddia edene ait olup, soyut ithamlarla kusur isnadında bulunulması hukuken mümkün değildir.

 

Şayet sunulan mesaj içerikleri hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş ise bunların delil niteliğinde değerlendirilemeyeceği de izahtan varestedir.

 

AYRICA DAVALI HEM MÜVEKKİLİMİN SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ İHLAL ETTİĞİNİ İDDİA ETMİŞ HEM DE KARŞI BOŞANMA DAVASI AÇMAMIŞ VE HALA VE HALA BOŞANMAK İSTEMEDİĞİNİ DİLE GETİRMİŞTİR.

 

DAVALI TARAFIN EVLİLİK BİRLİĞİNİ SÜRDÜRMEK İSTEDİĞİ YÖNÜNDEKİ SAVUNMASI TEK BAŞINA HUKUKİ SONUÇ DOĞURMAZ.

 

Bir taraftan evlilik birliğini sürdürmek istediğini ileri süren davalı, diğer taraftan yılın yarısını başka şehirde geçirmek suretiyle ortak yaşam kuramamış; müvekkile eşlik etmemiş; aile hayatına katılmamış; müşterek konutu benimsememiştir.

 

Bu durum dahi davalının evlilik yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini göstermektedir.

 

DAVALININ VATANDAŞLIK AMACIYLA EVLİLİK SÜRDÜRDÜĞÜNE İLİŞKİN VAKIALAR DOSYA KAPSAMI İLE BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLECEKTİR.

 

Müvekkilin bu husustaki beyanı yalnızca tek başına ileri sürülmüş bir iddia olmayıp, davalının yıllardır boşanmayı kabul etmemesi, evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemesi, fiilen ortak yaşam kurmaması ve evlilik birliğini yalnızca şeklen sürdürmesi ile birlikte değerlendirildiğinde mahkemenizce takdir edilecektir.

 

Bu hususun değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir.

 

DAVALI HEM MÜVEKKİLİN SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ İHLAL ETTİĞİNİ İDDİA ETMİŞ HEM DE KARŞI BOŞANMA DAVASI AÇMAMIŞ, SADECE DAVANIN REDDİNİ TALEP ETMİŞTİR. DAVALI TARAFIN İDDİALARI ÇELİŞKİLİDİR. DAVALI TARAF SIRF VATANDAŞLIK ALMAK AMACIYLA EVLİLİK BİRLİĞİNİ SÜRDÜRMEK İSTEMEKTEDİR.

 

HUKUKİ SEBEP : TMK, HMK ve her türlü sair mevzuat.

 

HUKUKİ DELİLLER :

 

1- Nüfus Kaydı

 

2- Tanıklar (İsimleri,adresleri ve TC kimlik numaraları bildirilecektir.)

 

3- Davalıya 0538 727 ** ** ait arama ve mesaj kayıtları

 

4- Davalının kullandığı bütün banka ve kredi kartlarının hesap hareketleri

 

5- HTS kayıtları

 

6- Mali durum araştırması

 

7- Mesaj kayıtları

 

8- Ekran görüntüleri

 

9- Arama kayıtları

 

10- Bilirkişi

 

11- Keşif

 

12- Yemin

 

13- Karşı tarafın delillerine karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla yasal sair deliller.

 

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz edilen nedenlerle; 

 

Davalı tarafın cevap dilekçesindeki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarının reddine,

 

1) Haklı davamızın KABULÜ ile tarafların TMK 166/I uyarınca BOŞANMALARINA, 

 

2) TMK 174 uyarınca evlilik birliğinden beklediği menfaati bulamayan ve kişilik hakları saldırıya uğrayan müvekkile 2.000.000,00 TL Maddi; 2.000.000,00 TL Manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile verilmesine,

 

3) Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini Saygılarımla arz ve talep ederim.08.07.2026

 

 

                                                                                DAVACI VEKİLİ

                                                                          AV.GİZEM GÜL UZUN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AVUKAT GİZEM GÜL UZUN