ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATI İSTİNAF BAŞVURU DİLEKÇESİ

ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATI İSTİNAF BAŞVURU DİLEKÇESİ

ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATI İSTİNAF BAŞVURU DİLEKÇESİ


                 

ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATI İSTİNAF BAŞVURU DİLEKÇESİ

 

                                              KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİNE

ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATI İSTİNAF BAŞVURU DİLEKÇESİ

DOSYA NO : 2025/**** E.

 

İSTİNAF EDEN DAVACI : ***************

 

VEKİLİ : Av. Gizem Gül Uzun

 

DAVALILAR :

1- ******* Sigorta A.Ş.

2- *******************

 

KONU : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2025 tarih ve 2025/*** Karar sayılı ilamına karşı istinaf başvurumuzun sunulmasından ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR

 

1- Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de karar usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerekmektedir.

 

2- Dosyada alınan bilirkişi raporunda;

 

Araç değer kaybı zararının 44.018,15 TL,

Araç hasar zararının 16.569,97 TL,

Araç mahrumiyet (ikame araç) zararının 14.500,00 TL

 

olduğu açıkça tespit edilmiştir.

 

Tarafımızca 11.04.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporunda belirlenen tutarlar üzerinden dava değeri usulüne uygun şekilde artırılmış ve eksik harç tamamlanmıştır.

 

3- Mahkeme, bilirkişi raporunu hükme esas aldığını belirtmesine rağmen raporda tespit edilen 16.569,97 TL araç hasar bedeli talebini tamamen reddetmiştir.

 

Oysa bilirkişi tarafından araçta meydana gelen gerçek hasar bedeli ile sigorta tarafından yapılan ödeme arasındaki fark teknik inceleme sonucunda belirlenmiştir. Mahkemece bu teknik tespit aksini ortaya koyan yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ve raporun bu kısmını çürüten herhangi bir delil gösterilmeden reddedilmiştir.

 

Mahkeme kararında dayanılan Yargıtay kararının somut olayla birebir örtüşmediği açıktır. Dosyada mevcut bilirkişi raporu davacının zararının tamamen karşılanmadığını ortaya koymaktadır. Zarar görenin gerçek zararının tam olarak giderilmesi haksız fiil sorumluluğunun temel prensibidir.

 

Bu nedenle 16.569,97 TL hasar bedeline ilişkin talebimizin reddi hukuka aykırıdır.

 

4- Mahkeme, bilirkişi raporunda 14.500,00 TL olarak hesaplanan araç mahrumiyet zararına ilişkin talebi ise yalnızca 6.750,00 TL üzerinden kabul etmiştir.

 

Ancak gerekçeli kararda bilirkişi raporunda belirlenen tutardan neden ayrıldığı açıklanmamıştır. Hangi teknik veya hukuki gerekçeyle 14.500,00 TL yerine 6.750,00 TL’ye hükmedildiği anlaşılamamaktadır.

 

HMK'nın 297. maddesi gereğince mahkeme kararlarının denetime elverişli ve gerekçeli olması zorunludur. Bilirkişi raporunun benimsendiği belirtilmesine rağmen aynı rapordaki hesaplamalardan hangi sebeple ayrılındığının açıklanmaması kararın gerekçe yönünden de hukuka aykırı olmasına neden olmuştur.

 

5- Mahkeme kararında açık bir çelişki bulunmaktadır.

 

Bir taraftan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu belirtilmiş, diğer taraftan raporda tespit edilen hasar bedeli ve ikame araç zararının tamamı hüküm altına alınmamıştır.

 

Bu durum hükmün kendi içerisinde çelişkili hale gelmesine neden olmuş ve kararın denetlenebilirliğini ortadan kaldırmıştır.

 

6- Araç hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli yönünden eksik hüküm kurulması nedeniyle yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin değerlendirmeler de hatalı hale gelmiştir.

 

1- Araç hasar bedeline ilişkin talebin reddi hukuka aykırıdır.

 

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta meydana gelen toplam hasar bedeli 51.673,97 TL olarak tespit edilmiş, sigorta tarafından yapılan ödemenin 35.104,00 TL olduğu, buna göre davacının karşılanmamış zararının 16.569,97 TL olduğu açıkça belirlenmiştir.

 

Mahkemece bilirkişi raporundaki bu tespit kabul edilmesine rağmen, aracın sigorta kapsamında onarıldığı gerekçesiyle bakiye hasar zararının reddine karar verilmiştir.

 

Oysa zarar görenin gerçek zararının eksiksiz giderilmesi Türk Borçlar Kanunu'nun temel prensibidir. Dosya kapsamındaki bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilen eksik ödeme miktarı davacının gerçek ve karşılanmamış zararını oluşturmaktadır.

 

Mahkemenin dayanak yaptığı Yargıtay kararındaki olay ile somut olay birebir örtüşmemektedir. Somut dosyada bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme sonucunda davacının zararının tamamen karşılanmadığı belirlenmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporunun bu kısmını reddederken yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmamış, teknik tespiti çürütecek herhangi bir delil de ortaya koymamıştır.

 

Bu nedenle 16.569,97 TL araç hasar bedeline ilişkin talebimizin reddi isabetsizdir.

 

2- İkame araç bedeli yönünden eksik hüküm kurulmuştur.

 

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda araç mahrumiyet zararının 14.500,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

 

Buna rağmen mahkeme herhangi bir teknik gerekçe göstermeksizin yalnızca 6.750,00 TL ikame araç bedeline hükmetmiştir.

 

Mahkeme kararında bilirkişi raporundaki 14.500,00 TL tutarın neden benimsenmediği, hangi hesaplama yöntemiyle 6.750,00 TL'ye ulaşıldığı açıklanmamıştır.

 

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen zarardan sebepsiz şekilde uzaklaşılarak eksik tazminata hükmedilmesi HMK'nın 297. maddesinde düzenlenen gerekçeli karar zorunluluğuna da aykırıdır.

 

Bu nedenle ikame araç zararının bilirkişi raporunda belirlenen 14.500,00 TL üzerinden hüküm altına alınması gerekirken eksik kabul kararı verilmesi hukuka aykırıdır.

 

3- Yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin hüküm de bu nedenle hatalıdır.

 

Araç hasar bedeli ve ikame araç bedeli yönünden eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapılması nedeniyle yargılama giderleri ile vekâlet ücretine ilişkin hükümler de yeniden değerlendirilmelidir.

 

Mahkeme hükmü kendi içinde çelişkili olup denetime elverişli değildir.

 

Mahkeme gerekçeli kararında bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin benimsendiğini ve hükme esas alındığını açıkça belirtmiştir. Buna rağmen bilirkişi tarafından hesaplanan 16.569,97 TL hasar bedeli ile 14.500,00 TL ikame araç zararının neden kabul edilmediği yahut neden farklı miktarlarda hüküm kurulduğu açıklanmamıştır.

 

Özellikle ikame araç zararı yönünden bilirkişi raporunda 14.500,00 TL zarar hesaplanmış olmasına rağmen mahkeme tarafından yalnızca 6.750,00 TL'ye hükmedilmiş, ancak bu miktara hangi hesaplama yöntemi ile ulaşıldığı kararda gösterilmemiştir.

 

6100 sayılı HMK'nın 297. maddesi uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Kararın gerekçesi tarafların ve üst derece mahkemesinin denetimine imkan verecek açıklıkta bulunmalıdır. Somut olayda ise bilirkişi raporundan hangi nedenle ayrıldığı ortaya konulmaksızın hüküm tesis edilmiş olması nedeniyle karar denetime elverişli değildir.

 

Bu nedenle hükmün kaldırılması gerekmektedir.

 

HUKUKİ NEDENLER : HMK, TBK, KTK ve ilgili mevzuat.

 

DELİLLER : Dosya kapsamı, bilirkişi raporu, 11.04.2025 tarihli ıslah dilekçesi ve sair deliller.

 

SONUÇ VE İSTEM

 

Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle;

 

1- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2025 tarih ve 2024/*** E. – 2025/*** K. sayılı kararının kaldırılmasına,

 

2- Davamızın reddedilen 16.569,97 TL araç hasar bedeli yönünden kabulüne,

 

3- Araç mahrumiyet zararının bilirkişi raporunda tespit edilen 14.500,00 TL üzerinden hüküm altına alınmasına,

 

4- Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin yeniden belirlenmesine,

 

5- HMK m.353/1-b-2 kapsamında yeniden esas hakkında karar verilmesine, mümkün görülmediği takdirde kararın kaldırılarak dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

 

karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz.17.06.2026

 

İstinaf Eden Davacı Vekili

 

Av. Gizem Gül Uzun

AVUKAT GİZEM GÜL UZUN